Gunde 3 Ogun

Oncelikle fazla sarhosken yazi yazmamam gerektigini asagidaki yazidan gorebiliriz. Onu orada tutuyorum, cunku bakip bakip eglenebilirim kendimle. Simdi okudugumda muzikle alakali birseyler yazdigimi en azindan ben de anliyorum. Tipki High Fidelity'deki gibi zaman cizgisindeki centikleri muzikle olusturanlardanim sanirim. Hayatimda muzik olmasa ne yapardim bilmiyorum. Zannedersem bu sebeple de sevgili Alt Sokak'a devam ediyorum. Hem Tuce'yle, hem de diger arkadaslarimla irtibatta kalmami sagliyor. Bir bakima yapistirici gorevi ustleniyor. Programi hazirlamak hafta boyunca tum vaktimi alsa da - Tuce'de, ben de muzik dinliyoruz "bu hafta programa yeni ne katabiliriz?" diye - ben bir yandan hobi olarak baska bir bloga basladim.

Boyle kasiniyorum surekli, sonu bazen husranla bitiyor ama bu hobi simdilik iyi gidiyor. iPod Gunlugu projesini hala unutmadim ancak onu hazirlamasi kesinlikle "Gunde 3 Ogun"den daha fazla zaman alacagi kesin. Bu yuzden simdilik gunluk taze taze miksledigim sarkilari dinlemeye davet ediyorum sizi.

"Isim neden Ingilizce?" derseniz, konusma yok, muzik de evrensel bir dil ve daha 'enternasyonel' olsun dedim. Sanirim iyi de yaptim. Buyrun efendim, 3 Serves a Day.

http://3servesaday.tumblr.com

0 comments: