Ev Hissiyati

Sozde "surgun" hayatimin ilk ayinda yasadigim yere gittikce adapte olmaya basladim. Gerek Avrupa tarzi prizleri Avustralya'ya cevirmek olsun, gerek toplu tasima araclarinda kullanilan yeni kart sistemi icin edindigim kart olsun ve gerek sinemada gittigim her 3 filmden sonra bir tane bedava izlemek icin kullandigim kart olsun diye uzunca kucuk, anlamsiz bir liste siralayabilirim.

Evle ilgili, ozellikle ev arkadasimla ilgili kucuk sorunlar ciksa da sanirim hayatimdan simdilik memnunum. Araya giren tatil ve arkadas ziyaretlerinin ardindan yine evde odama kapanip Internetlerde dolanip biraz ilham ve bilgi almak icin dolaniyorum. Kitap okumaya da gomuldugum su siralarda bolca RJD2'nun ve Beach House'un yeni albumunu dinliyorum. Bakildiginda biraz depresif bir durum gibi gozukebilir ancak degil. Gercekten.

Hayatimdan gayet memnunum. Ancak elbette buraya gelis amacima yeniden donmek icin su siralar baya istekliyim. Her gecen gun oturdugum zaman kendimi 'karpuz' gibi hissediyorum. Aslinda birikim acisindan iyi de, birikimi biraz birseylere dokmek lazim.

Basta pek inanmak istemedim, hatta Amerika hayatim gibi daha kolay olacagini sandim. Ancak Avustralya'ya geldigimden beri saat farkliligi nedeniyle evimdeki sevdigim insanlar daha da siliklesmeye basladi. Ara sira video konferansta gorusmesek sanirim iyice kopup, yasamimizdaki paralel cizgileri kaybedecegiz. Her yere uzak olmanin yani sira, kendi icinde ayri bir dunya gercekten Avustralya.

"Acaba benim evim neresi veya neresiydi?" diye dusuncelere dalinca icinden cikilmaz bir kisir donguye girdigimi hissedip kendimi baska seylerle oyalamaya calisiyorum. Yani su an beni dunyanin hangi noktasina birakirsaniz birakin, bir sey anlam ifade etmeyip normal duzenimde devam edecekmisim gibi geliyor. Bir yere ait olma duygumu yitirdigimi farkindaydim, ancak boyle bir bosluk ve rahatsiz edici bir rahatlikla gelecegini dusunmemistim.

Yine nokta atisi yapamadigim veya yaptigim ancak farkina varamadigim bir blog yazisi oldu bu. Daha fazla uzatmamali. Sozu muzikle tatliya baglayip bitiriyorum. Bu haftalarda aklimda dinledigim albumler disinda dilime de dolanan iki sarki var. Serbest dusuncemin en iyi yansimasi iki sarki..

Stereophonics - Maybe Tomorrow
Supergrass - Moving

Not: Acaba Muzo'nun iPod Gunlugu geri mi donse?

1 comments:

10:48 PM Hakan said...

evet dönsün lütfen :)