Tamamlanan Hazirliklar Ardindan

Ani bir kararin ardindan dunyanin bir ucundan diger ucuna gitmeye hazir sayilirim. Sevgili arabami da sattim, yarin banka isleri ve daha bircok duzeltilmesi gereken kucuk puruzlerle ilgilenmeliyim. Hayatimla ilgili ikinci ve son kararimi aldiktan sonra az da olsa burayi ozleyebilecegim fikirleri gelmeye basladi aklima. Burdan her ne kadar gitmek icin canla basla calistiysam da, unutamayacagim birkac sey var elbette.


Ilkokula baslamadan once kullandigim Macintosh Plus'tan etkilendigim bir gercek. Sanirim o bligisayara temas ettigim ilk gunden beri buralara gelmek ve Apple'da calismak istedigimi biliyorum. Buraya gelmem biraz gec oldu ve tam da ekonomik krizin ortasinda bu hayalimi ertelemek zorunda oldugumu anladim. Okula gittigim her gun I-280'de yol alirken onunden gectim adi gecen ve yukariya fotografini koydugum firmanin. Aylar boyunca da kendime aci cektirdim, gitmedim hic 1 Infinite Loop'a. Derken Turkiye'den bir arkadasim ziyarete geldi ve "ilk adimimi calisan olarak atacagim" inadimi da boylelikle kirmis oldum. Artik master icin donersem buraya diye bu defteri de kapattim simdilik.


Aklimda olan ikinci sey buradaki ilk gunlerimdi sanirim. Silikon Vadisi'nde ayagimi yerden kesen ve beni feci toplu tasimayla ugrastirmayan arabama sahip olduktan sonra gezinmeye basladim elbette. Aralik ayinda bile sicak olan bu iklimde, ucuza aldigim halde sunroof barindiran arabamla cevreyi kesfetmek benim icin en buyuk zevkti. Biraz yalnizliktan olacak, daha da yalniz kalabilecegim yerlere gitmek istiordum hep. Hem hayatta yogun yasayip, hem de huzurlu olmayi zannedersem burada ogrendim. Gidip rahatlayabilecegim okyanus kiyisinda deniz feneri turlari atip fotograflar cektim.


California'nin ruzgarli kiyilarinda parlayan kis gunesini de hep hatirlayacagim sanirim. Goz alabildigine kumsallar ve guzelligini seyrederken icinde yuzmeyi unuttugunuz okyanus. Biraz da Eternal Sunshine of The Spotless Mind'i hatirlattigindan midir bilinmez, huzunluydum.


Ucuncu hatirlayacagim sey elbette guzel sehir - yarin aksam son kez ugrayacagim - San Francisco. Zannedersem hayatimda daha guzel bir sehir gordugumu hatirlamiyorum. Ayni kareden bakip da milyonlarca fotograf cekseniz bile ayri tat veren bir yer San Francisco. Farkli tellerden calan milyonlarca kisinin detone olmadigi tek yer. Bana 5 sene boyunca gorebilecegim gruplari 8 ay icinde izleme firsati verdi. Konserlerde hayalimdeki seyirciyle tanistirdi beni. Fleet Foxes konserinde bahsettigim seyirciyle cit cikarmadan hep beraber izledik, ayni kalitedeki seyirciyle ayni anda ayaklarimizi yere vurup salonu inlettik Stereolab bis yapsin diye. Guzel yemekler de tattim ve Anchor Steam'leri de devirdim Casanova Lounge'da Michael Jackson yuzlu ciplak kadin portresine bakarken. Bu arada farkindayim cicek-bocek konusuyorum burda, ama oyle. :) Scott McKenzie bosuna dememis:

"If you're going to San Francisco
Be sure to wear some flowers in your hair
If you're going to San Francisco
You're gonna meet some gentle people there"

Ileride yasamak istedigim yeri birakip gitmek sanirim en aci veren sey. Gectigimiz Chicago gezimde bahsettigim H. Can'in bana dedigi "Ben Chicago'yu cok benimsemisim." hissiyatinin aynisi bende San Francisco icin gecerli. Bir gun geri gelecegimi bilmekse beni motive eden tek etken.

Dorduncu ve son olarak hatirlayacagim sey de, burda tanisip roportaj ayarladigim ancak bir turlu bu roportaji yapamadigim grup Sleepy Sun olacak. Ben San Francisco'ya vedami ederken, siz de belki bu gereksiz yaziyi bir daha asagidaki sarkiyi dinleyerek okur ve yukardaki fotograflara bakarsiniz..

Sleepy Sun - Lord

Gorusmek uzere..

2 comments:

1:52 PM Tuce said...

Fujiya & Miyagi vardı bi de...

8:06 AM Muzaffer said...

esas The Hours - See The Light (calvin harris remix)'i yazmayi unutmusum. :/