Kaydi Olmayan Muzo'nun iPod Gunlugu Bolumu

Bilgisayarimi karistirirken buldum. Bu bolumu Ankara - Eskisehir yolunda, karli bir zamanda arabamla buz pateni oynadigim zaman yazmistim. Cekiciyi beklerken derme catma bir benzinlikte.

Hayat nasil da degisiyor, degil mi? Asagida kaydini alamadigim Muzo'nun iPod Gunlugu bolumu var. Sanirim yakin zamanda bir tane yapacagim. Okuyunca ne kadar ozledigimi farkina vardim. Simdilik eskileriyle idare ediniz. :)

iTunes baglantisi burda eski bolumlerin:
http://itunes.apple.com/WebObjects/MZStore.woa/wa/viewPodcast?id=92691735

Ha, bu arada, kaydettigim dosyayi 17 Subat 2008'de olusturmusum. Kucuk bir not. :)

"Merhaba, ben Muzaffer. Muzo’nun iPod Günlüğü’ne hoşgeldiniz. Bu podcastin ne zaman cenazesini kaldırmayı düşünsem, sonradan bir şekilde vazgeçip yeni bir bölüm gelir aklıma. Zannedersem podcastin ismini 29 şubat olarak değiştirip 4 senede bir yapsam daha mantıklı olucak.

Uzunca konuştuktan sonra neler yapıyorum diye belki merak edenler olabilir. Bu süre içinde zannedersem hayatımın köklü değişikliklere uğradığını söylesem yeridir.

Üç madde halinde, şu sıralar yaşadığım duyguları ve olayları, o zamanlar dinlediğim müziklerle açıklayabilirim.

İlk maddeden başlıyorum. Okuldan sonunda atıldım. Beslenme ve Diyetetik bölümüne zaten alışamamıştım ve benden diyetisyen olmayacağı da belliydi. Bu kadar uzatmamın nedeniyse Türkiye’deki herkesin derdi, bir diploma almak ve sonra tamamen alakasız bir alanda işe başlayıp, bir şekilde mutlu yaşamak. Yürümedi bu plan. Atılmayı beklemiyordum açıkcası, yazın belli olduğunda askerliğe de gideceğim düşüncesiyle başımdan aşağı kaynar sular boşaldı. Bir şekilde toparladım sayılır, ama etkisi sandığımdan büyük oldu. Köklü değişikliklerden biri buydu. Bu yaşadığım kargaşalar sırasında Rock’n Coke müzik festivaline Badly Drawn Boy’un geleceğini daha bilmiyordum ancak sanırım bir iç güdü, bol bol kendisinden Another Devil Dies dinliyordum.

Badly Drawn Boy - Another Devil Dies

İkinci madde. Yaz boyunca ne yapsam diye düşündüm taşındım. Af çıksa da geri dönmek istemediğim okul hakkında birşeyler yapmalıydım. İnsan garip bir biçimde kararsızlık anlarında önündeki bir sürü açık kapıyı göremiyor. Yani işin ucunun iyi bir yerlere varacağını biliyorsunuz ama yine de dışarıya kendinizi kapatmaktan alıkoyamıyorsunuz. Umarım demek istediğimi anlatabildim. Zannedersem yaklaşık iki hafta boyunca kimseyle konuşmak ve kimseyi görmek istemedim. Hatta alınmasınlar, sevdiklerim bile fazla geldi onlara söylemesem de. Yapılacak tek şey vardı, o da paniklememek. Madem arkama bakmadan okuldan ayrılıyordum, yavaştan babamın yanına, Eskişehir’e geri dönmek tek çözümdü böyle karışık bir durumda.

Coldplay - Don’t Panic

Son olarak üçüncü madde. Paniklemeyi bırakıp düşünmeye başladığımda hayatımı gözden geçirdim. Hayatımda ne yaptığım ve ne yapmak istediğimi gözden geçirdim. Önümde üç tane yol vardı. Biri askerlik, diğeri yeniden üniversite sınavına girip yeni bir bölümü kanmak ve bir diğeri yurtdışındaki üniversiteleri değerlendirip sevdiğim bir bölüme başvurmak. Elbette son seçeneği değerlendiriyorum, yani yurtdışına çıkmak."

0 comments: