Pazar


Bugun pek cok sey yapmayi planladim ancak hicbirini yapamadim. Mesela disari cikip baska bir deniz fenerini fotograflamak istiyordum ama olmadi. 20 derece civarinda giden hava birden dondu ve yagmur yagmaya basladi. Karanlik havada da fotograf cekmek guzel, karanlik fotograflari seviyorum ama bu kadar da olmamasi gerek birseye benzemesi icin.

Odamda bir gun gecirdim bugun. Aptal Ikea'dan aldigim yeni masam ve isigi uyduruk kagit kaplamasiyla yumusatan lambama goz gezdirdim. Nedense pek yakistiramiyorum odama. Belki de kendi evim gibi hissetmedigimdendir. Zaten kendi evim degil de hem kiranin yarisini odeyip hem de aksini iddia edermis gibi davransalar da. Sacma sapan bir bosluktayim gibi birseyler iste.

Kitap okumak istedim bugun, ancak okuyormus gibi yaptim. Tek yaptigim kendimi kitabimi eline almis, yatakta duvara yaslanmis sekilde kendimi hayal etmek oldu. Sonucta bir sifir elde ettim. :) Can sikintisinin haddi hesabi yok goruldugu gibi. Bir gun sesli kitaplari denemek istiyorum. Belki bir ise yarar ancak biraz hilebazlik gibi geliyor bana. Bilmiyorum.

Yapilacak en guzel sey film izlemekti sanirim. Basta Donnie Darko izlemek istedim yeniden, vazgectim sonra. Komik birseyler izlemek istedim, Tommy Boy kiraladim. Ara sira gulumser gibi oldum ama istedigim tadi yakalayamadim kendimde. Sonra Virgin Suicides'a takildim. Zannedersem su an hayattaki ritmime en yakin ilerleyen film bu oldu bugun. Birazdan Eternal Sunshine of The Spotless Mind'i deneyecegim. Belki ondan sonra Cuarón'un Great Expectations'i.

Bakalim bu ikisi nasil bir etki yaratacak..

2 comments:

2:31 PM skoer said...

surekli film izlemenin ne demek oldugunu gayet iyi biliyorum. bir sure sonra filmlerin sonunda hicbir fikir olusmuyor kafanda.

9:20 PM Cem said...

Kaliforniya'ya selam, Arrested Development'a devam.