Herkese mutlu yıllar..!

Uzun zamandır yazamadım. Bunalma noktama ger döndüğümde dökülürüm elbette Türkiye'de yaptıklarımla birlikte.. Umarım iyi bir sene olur herkes için. Görüşürüz.

Uzun Bir Yolculuk

"Biraz once Berlin'den kucuk bir havaalanindan, bavulumu Ingiltere'de birakmis bir sekilde Turkiye'ye dogru yola ciktim. Nasil cumle ama? Icinde pek cok seyi barindirdigi belli sanirim, degil mi?

Sanirim bu yazidan once blogda yer alan kucuk sir olayiyla baslasam iyi olacak. Bu yaziyi blog sayfama gec koymamin nedeni bu. Vefizoo'nun da hemen tahmin ettigi gibi Turkiye'ye donup surpriz yapmakti amacim arkadaslarima. Sir bu. :)

Amerika'da cevremde bulunan herkesin tavsiyesini dinleyip, uzerine baba ve arkadaslarimin da ozlemi girip ve uzerine ucuz da ucak bileti bulununca bu yolculuga cikmam kacinilmaz oldu tabii ki. Yalniz, bu yolculugun tek farki iki aktarma olmasiydi. Basta San Jose'den binip Chicago'ya, Chicago'dan binip Londra'ya ve Londra'dan da Istanbul'a gelmekti plan. Bavulumu San Jose'de bir kere kaydettirip, Istanbul'da alacaktim. Buraya kadar hersey cok mukemmel duruyor.

Ilk olarak, San Jose havaalanina vardigimda bir saat olmasina ragmen check-in icin gec kaldigimi soylemeleriyle bugunun bu kadar ters gidecegini anlamaliydim. Bir sonraki ucakla bavulumu yollayacaklarini duydugumda icim rahatlamisti. Chicago'ya vardim ve "sevgili" American Airlines'in Londra seferini beklemeye basladim. Ucaga vaktinde alindik, ancak ucagin termostat ayari mi ne bozukmus, yazilimini guncelliyorlarmis internet uzerinden. Bu aletten iki tane olup, bir tanesinin guncellemesi 15-20 dakika alinca ve bu islemi bir aksilik nedeniyle iki kere tekrarlamalari gerektigini dusununce ne kadar bekledigimi dusunun.

"Gec kaldim!" diye bagirmak istiyordum ama elbette koca ucakta benden baska bir suru gec kalan insan oldugunu da biliyordum. Herneyse, bir sekilde sorun ortadan kalkti ve okyanusu astik geldik Londra'da Heathrow Havaalani'na. Ucaktan disari adim atmadan pilot bize bir gorevlinin yardim edecegini ve ne yapmamiz gerektigini soyleyecegini anons etti. Icler rahat yine, gec kalacagim dusuncesini iyice isledim beynime, sakinim. Normalde Londra'dan direk ucus Istanbul'a olmasi gerekirken, American Airlines bana British Airways'le Berlin'e, Berlin'den de Istanbul'a aktarma bulmus.

1-2 saat bekleme suresini yemek yedikten sonra British Airways'in check-in kuyrugunda gecirdek sonra sonunda ucaga dogru gecis yaptim. San Jose, Chicago, Londra ve Berlin. Berlin ayagina geldigimde (British Airways'de sagolsun 30 dakikadan fazla rotar yapti, THY aktarmama geciktim zannettim.) kapida pasaport kontrolu yapiyorlardi. Klasik, AB vatandaslari ve NON-AB Vatandaslari. Elbette 'NON' kismina adim attim ve burada farkli bir olayla karsilastim. Bulundugum havaalaninin (Tegel'di sanirim ismi) transit gecis bolgesi yokmus! Su demek oluyor. Evine ulasmak isteyen ben, pasaportunda sirf gecerli vize Amerikan vizesi, mal gibi Almanya'ya giris yapmaya calisiyor. Sinir disi!

'Polizei' biletimi gosterdikten sonra bizimle biraz gelir misiniz diye ofislerine cekti beni. Eyvah bir daha vize yok bana, eyvah cop, eyvah sinir disi, valizim kimbilir ne halde diye dusunurken acikladilar durumu bana yarim yamalak Ingilizce'leriyle. Meger boyle durumlarla ayda 4-5 kere karsilasiyorlarmis ve havayollarina cok yuksek bir cezasi olmasina ragmen (yaklasik 15,000 euro dedi memur, ben de 15,000 euro ne ki dedim, o da "'peanut' for them" dedi, ben de hak verdim) bu olay tekrarlanip duruyormus. Hem adamlara sayfalarca kagit isi cikiyormus, hem de ben transit yolcu olmama ragmen transit gecis kabul etmeyen bir havaalanina girmek istedigime dair belge imzaladim. Neyse ki biletlerimin de fotokopisini aldilar ve bu durumun ileride vize almak istedigimde kesinlikle sorun cikarmayacagini soylediler.

Normalde beni Ingiltere'ye geri gondermeleri gerekiyormus, ancak Istanbul'a da aktarmam oldugunu bildikleri icin izin verdiler ve su an kalkmasi gereken zamandan 2 saat gec kalmis THY ile Istanbul yolundayim.

Berlin'de THY'nin de gecikmesinden yararlanip yeni aldigim yavrukusum bavulumu da bulma imkanim oldu. Elimde sunlari yazan bir kagit var:

WM DFW SJCAA
/FWD/ CREATED 14DEC08/1546GMT
NM AKYUREK
TN AA27....
XT AA93....
FW ORDAA/LHRBA/ISTBA
.....
END OF REPORT

WM DFW LHRBA
/FWD/ CRATED 15DEC08/1333GMT
NM AKYUREK
TN AA27....
FW TXLBA
....
....
END OF REPORT

Simdi bu yukarida, ilk End of Report bolumundeki benim bavulun normal gidis rotasi. SJC (San Jose)'den al, ORD (Chicago) ve LHR (Heathrow) 'dan transfer et, IST (Istanbul)'da teslim et diyor. Ikinci kisimsa Londra'da aptal American Airlines son dakika degisikligini yaptiktan sonra. DFW'nin acilimini hatirlamiyorum ancak LHRBA demesi, Londra British Airways demek oluyor. Yani zavallim hala Ingiltere'de ve bana ne zaman gelecegi mechul. Cunku bakildiginda ordan Berlin'e, Berlin'den de Istanbul'a gitmesi bekleniyor. Istanbul'dan da "Kayip Bavul"a basvurdugumda Eskisehir'e gelmesini bekliyorum. Iki gun icinde elime ulasirsa sansliyim yani.

20 saatin ustune ciktim uykusuzlukta. Iyice daraldim, bir de uzerine sacma sapan Turk davranislari. Heralde babamla ve Nezih Abi beni karsilayinca havaalaninda bir guzel aglayacagim sinirimden.

Havayolu sirketlerine guzel e-mailler dosemeden once buralara dokuleyim dedim. Gelecege donuk bir yazi, hem birkac gun sonra yollamaya zamanim olursa bu maillari okuyup yine bana yaptiklarini hatirlarim. Boylece hakettikleri yorumlari alirlar.

Kisacasi nasil bir gundu? San Jose, California'da basladim. Chicago, Illinois'de devam ettim. Londra, Ingiltere'ye zipladim, ordan Berlin, Almanya'daydim. Simdi Istanbul'a dogru yoldayim.

Yo-rul-dum."

diye yazdim 15 Aralik 2008 Pazartesi gunu. :) Surpriz bir ziyaret yaptim radyodaki arkadaslarima. Guzel de oldu..

Shhh..

Fazla kimsenin bilmedigi ancak yakinda aciga kavusacak bir sirrim var. Ne acaba? :)

Bu arada Blur dedikodulari uzun bir zamandir - birkac yildir - dolasiyordu etrafta. Sonunda dedikodular bitti, haziranda Hyde parkt akonser dogrulandi. Asagidaki videoyu gorunce ne kadar heyecanlandigimi tahmin edemez kimse. Yani tanidiklarim disinda. :)

Golge Oyunu


Bu filmi bana bulun. Lutfen.

Bir yerinize birsey oldugunda, her sorana tekrar tekrar aciklamaktan siz de nefret etmiyor musunuz?

Sebastien Tellier, 4 Aralik 2008


Gunler boyu ottum buralarda "Sebastien Tellier, Sebastien Tellier" diye. Gelecekti gelmedi. Ustune organizasyonun terbiyesizligine ve asagilik davranislarina katlanmak zorunda kaldim, lanetler ettim. Sevgili(!) Lounge.fm ve kuyruklulari. Herneyse. Onlardan bahsedip moral bozmamak gerek.


San Francisco'da izlemek sansimmis meger. Mezzanine'de sakin bir aksam tamamen degisti Sebastien Tellier ve sicak tavirlari sayesinde. Hatta cizmesini bile bir kiz sevmis olacak ki, kendisini yalamaktan alikoyamadi. La Ritornelle'i de canli dinledim Oasis'in hemen ertesi. Daha ne isterim?

Tabii ki Dave Matthews Band..!

"Come on 'fockers'!"


Fotografin cekildigi tarih, 3 Aralik 2008 Carsamba. Yeri, Oracle Arena, Oakland, California. Oasis konserine bilet almistim, heyecan da yaptim blogumda. Amerikalilar pek heyecanli degilmis bu konser icin. Dizi dizi izlemekten baska birsey yapmadilar. Yandaki Ingiliz cocuklar olmasa benimle ziplayan olmayacakti. :)

Iyi bir konserdi, biraz garip bir setlist olsa da. Butun klasiklerden son albume kadar caldilar. Not alamadim konseri dinlemekten ancak fotograf da cekmeyi ihmal etmedim. Pek yakinda koyarim buraya baglantisini.