Az Kaldi..

Shephard Fairey, Bant


Tam da stensil projemi bitirdim, birkac saat World of Warcraft Lich King oynayayim diyordum ki, cfqcan cikageldi "olm gordun mu Bant'in son sayisini?" diye. Bir de baktim ki Shepard Fairey. :) Islerinden birini San Francisco'da Mission civarlarinda gormustum, buraya koymamistim ama. Bu vesileyle bunu da yapmis olayim. Yukaridaki fotograf San Francisco'dan. Asagidaki fotografsa Bant dergisinden.


Boyle konusuyorum da, bahsettigim stensil projemi de buraya koymazsam olmaz sanirim. Boyanin tamamen kuruyup, tekrar farkli bir degerle uzerini boyamak saatlerimi aldi. Kimbilir Fairey ne kadar ugramistir o desenlerle diye sormadan gecemiyorum kendime. Emegin hakki bittiginde hayli hayli geliyor, bir bunu biliyorum. (Notlar olarak bende tabii.) :) Buyrun efendim, "Genc Stalin". Neden Stalin diye sormayin. Sagdaki ilk denemem, soldaki ikinci denemem. En son hali hocada oldugu icin fotografini cekemedim daha.



Not: Bant dergisinden baglantiyi unutunca tabii ki butunluk bozuluyor. Makaleye buradan bakabilirsiniz.

http://bant.tv/bant50/shepard-fairey’s-ataturk/

Fry and Laurie

Son zamanlarda pek birsey yazamadim buraya. Sadece yogunlugun gecmesini bekliyorum. Okulun donem arasi vermesine 1 aydan az bir sure kaldi ve hepsi birden odev verince basimi kasiyacak vaktim kalmadi. Keske dun gece disari cikmasaydim hatta. Neyse simdi boyalarin arasina gomulmeye devam, sizin de bir 5 dakikaniz varsa izleyin asagidaki videoyu.



http://www.youtube.com/watch?v=BUKOebCbINc
Neden?

Tabii ki ILM.


Baska kim olabilirdi ki? http://www.apple.com/trailers/paramount/startrek/large_trailer2.html

Yalnizlik ve Yemek

Yalniz yasadikca, duzgun yemek yemeyi unutuyoruz sanirim. Hep bitirilmesi gereken, acligi bastirmak icin kullanilan karbonhidrat ve protein butunleri olarak goruyoruz. Is halini alinca Japon cizgi filmlerindeki istahli sisman adamlara benziyoruz. Etrafa ve ustune doke saca yiyen pis bir adam.

Yol


Son zamanlarda yine Elliott Smith dinlemeye basladim. Hala sicak olsa da buralar, sanki agaclar genetiklerinde sakladiklari sonbahar istegini disa vurmaya basladilar. Kizil ve buyuk agaclarin arasinda sari yapraklari savurarak gezmeye basladim Elliott Smith esliginde. Bunu yapmanizi tavsiye ediyorum, hava soguk olsun veya olmasin. Hele boyle bir yolun sonunda sizi deniz karsiliyorsa, keyfinize diyecek yok.

Herneyse. Son zamanlarda yasadigim bolgenin disina cikmaya basladim. Su okul islerimi bu hafta halledeyim, buyuk ihtimalle haftasonu yazacagim buraya birseyler bu kacislarla ilgili..



http://www.youtube.com/watch?v=p4cJv6s_Yjw

Alt Sokak Hakkinda Gelisme..

Alt Sokak'in blog sayfasina bakmanizi siddetle tavsiye ediyorum. :)

http://alt-sokak.blogspot.com/2008/11/alt-sokaki-dinlemeye-bu-hafta-vaktiniz.html

You Used To Be Alright, What Happened?


Ben de bilmiyorum.

Vadide Yasam

Bayadir yazamadim buraya kendim hakkinda. Mesgul gibi birseydim. Kendimle ve derslerimle ugrasiyordum. Askerlik sorunum ve afla aklimi bulandiriyordum bol bol. Ancak gectigimiz gun bu soru isaretlerinin tamami yanitlandi. Onumuzdeki sene beni askerlige alacaklari icin ne oradaki egitimimi tamamlayabilecektim, ne de mutlu olabilecektim. En azindan burada mutsuzum, ancak egitimi tamamlayip geri doneceksem de donerim diye dusunuyorum. Soru isaretleri yokolunca, biraz gec de olsa dersleri toparlama zamani geldi. Neyseki genel olarak dersler iyi gidiyor, su Istatistik nanesi disinda.

Amerika'da yasamdan biraz bahsetmistim. Bu yasami fotograflara doktum amatorce. Neden buralarda sikildigimi belki daha iyi anlatabilir diye dusunuyorum bu fotograf kareleri. Simdi aklinizda beni okula koyun, ordan yolculuga basliyoruz.



Foothill College. Burayi bir basamak olarak kullanan genc Amerikalilar ve uluslararasi ogrenciler, diger eyalet ve California universitelerinden daha ucuza okuyup derslerini transfer icin kullaniyorlar. Ben de aynen bu dedigimi yapiyorum. Buradan aldigim derslerle normal bir universitede 3. siniftan devam etme sansim olacak. Boylece daha az para saydirip, nispeten Turkiye'deki bazi universitelerden daha iyi egitim aliyorsunuz. Ancak ne kadar cabalarsa cabalasin bu kolej, lise ile universite duzeyi arasinda kalip amator olmaya mahkum gibi.



Okuldan cikinca, eve gitmek icin araba kullanmak gerekiyor mutlaka. Eve ulasmak icin buranin en eski ucretsiz yollarindan (freeway) I-280 uzerinden gidiyorum. (Bu arada lastiklerde tık-tık-ti-tok-tok diye periyodik sesler geliyor bu yol uzerinde surerken arabayi.) Her gun Apple'in onunden gecmek gaz veriyor insana bu yolda ancak sabah 7-9 arasi koskoca yol tikaniyor. Normalde 20 dakika suren yolu 50 dakikada aldigimi biliyorum. Yukaridaki fotografi cektigimde ogleden biraz onceydi. Bos ve huzurlu gozuktugune bakmamak gerek. Bu arada eve varmak icin 4 sehir geciyorum 20 dakika icinde. :) Sehirlerin birbirine yakin olmasi kavramini Can Unen'den biliyoruz zaten.



Bazen alisveris icin evin yakininda El Paseo de Saratoga veya Westgate Mall merkezlerine ugruyorum. Ikisi zaten yanyana. Sinemalar, Safeway (Migros gibi, ancak yiyecek-icecek uzerine yogunlasmis), Target (Real, Buyuk Migros gibi, giyim kusam, elektronik, ev esyalari bulabileceginiz ancak yiyecek-icecek reyonu pek gelismemis), Barnes and Noble, Office Depot ve Starbucks gibi zengin alternatifler var. Hafta ici gunduz tek tuk insan bulunuyor bu tip yerlerde - ki zaten fotograflara baktiginizda pek insan goremeyeceksiniz - alisveris yapmak icin en iyi zaman. Sira beklemiyorsunuz. Ancak cuma ve cumartesi aksamlari buralara gelmeye kalktiginizda uzun kuyruklarla karsilasiyorsunuz. Hele sinema icin kredi karti kullanabileceginiz kiosklari kesinlikle tavsiye ediyorum. Burada fazla insan goremeyince etrafta, insan uzun kuruklari sevmeye bile basliyor.



Alisveris bitince yavasca eve dogru yol aliyorum genelde. Yavas ve sakin araba kullanmak buranin bir aliskanligi. Her Amerikan vatandasi - burda yasayan - sakin araba kullanma yetileriyle doguyor sanirim. Skill hanelerinde +1 var. Ozellikle su "STOP" tabelalari sirasinda eglenmemek elde degil. Hele ki kafalarinin karistigini gorunce guluyorum surekli. Yazik, ben gulunce selam verdim zannedip, geri selam veriyorlar bana, utaniyorum sonra kendimden.

Diyelim ki bir kavsaktasiniz. Siz durdunuz "STOP" tabelasinda. Karsida bir araba duruyordu siz geldiginizde, soldan bir araba geldi ve o da durdu. Once karsidaki geciyor, sonra siz ve sonra soldan yanasan araba geciyor. Bu senaryoyu arabalarin arkasinda da araba oldugunu varsayarak uygulayin. Bir bakmissiniz yol agzinda bekleyen suruculer kim gececek diye melul melul birbirlerine bakiyorlar 5 dakika boyunca. Komik cidden. Herkes 1 saat dayak yemis gibi sakin araba kullaniyor burada.



Eve dogru yaklastigimda, evin onunde park yeri bulmak beni neselendiriyor acikcasi. Gordunuz mu, ne salakca seylerden neseleniyorum artik. Sakin Amelie vs. muhabbetine girmeyelim. Sikintidan mutlu edecek seyler ariyor insan. Evin onundeki sokaga, ozellikle kaldirimlara bakin. Her sey mukemmel gozukuyor da, insan nerede? Sorarim! Yurumeye kalksaniz kimse yok etrafta. Buyrun sikintidan patlayin. Herneyse. Yer buldum diyelim, evin onunde duran posta kutusuna bakip kucucuk alana sikistirilmis reklamlar ve brosurler arasindan zarflari ayikliyorum. Zarflarda da diyelim AT&T'den mektup geliyor, fatura falan zannedip aciyorsunuz, o da reklam. Yasam alanima girmeden once ana kapinin yanindaki buyuk cop kutusu bu reklamlari "saklamak" icin birebir.



Eve geldigimizdeyse beton basamaklari bir cirpida cikip balkonda buluyorum kendimi. Kucuk ancak sevimli bir balkonum var. Ara sira birseyler cizmek icin disari cikiyorum. Temiz hava ve hala bol gunes. Gunes hala yakiyor bu arada. Cumartesi gunu 27 derece olacakmis diyorlar. Bu sicak ne kadar sure devam edecek diye soruyorum surekli. Yagmur ve kar ozlemiyle yanip tutusmaktayim su siralar. Yagmur gecenlerde yagdi gerci ama tatmin etmedi beni. Seattle'a tasinmali bu yuzden.



Balkondan bahsediyordum. Balkon manzarami da buraya koymazsam olmaz. Iki katli benim kaldigim eve benzeyen ucsuz bucaksiz bir vadi burasi. Duvarlarin "Sheet Rock"tan olustugu ve parmaginizla tiklattiginizda "tok tok" diye ses cikaran bir vadi burasi. Dunyayi ve bizi degistiren fikirlerin ciktigi, internette gidisatin belirlendigi bir yer burasi. Amerikan Ruyasi diyorlar buraya ancak ben hala kavrayamadim burayi. Buyuk firmalarin arasinda yasayip, buyuk internet firmalarinin calisanlariyla komsu oldugum vadideyim. Ancak kimseyi tanimiyorum kendimden ve birkac yakin kisiden baska.

Paylasim ve sosyal yasam sifir, konserler disinda hayatimi serdim bu blog yazisina. Var miymis Amerikan Ruyasi gercekten? Belki daha yakin bakmaliyim cektigim fotograflara..

Google Video Chat

http://mail.google.com/videochat

"Google, we are not worthy..! We are not worthy!"



http://www.youtube.com/watch?v=bXEGGOjAe7I

#41, Dave Matthews Band

#41'in yuzlerce farkli canli kaydini dinledim. Asagida izleyeceginiz videodaki haline yaklasan kayitlar oldu ancak onun gibi hicbiri bence basarili olamadi. Listener Supported konser albumunu eger dinlemediyseniz, dinleyin. Ilk satin aldigim DVD'dir ayrica kendisi. :)



http://www.youtube.com/watch?v=PEbb621s_GI

Oturma Grubu



Alt Sokak'ta MySpace arkadasimiz olarak tanittik Oturma Grubu'nu. Boyle yetenekli insanlarla tanisip, kendi studyolarina da konuk olma serefine erismistim. Yakin zaman icinde yeni materyaller gelecekmis diye bir soylenti duydum. Bakalim ne zaman? :)

Bu arada Uluc Ali Kilic, Oturma Grubu'nun Temp 2 sarkisina klip cekmis. Izleyelim.

Empire of The Sun (3)


Bu filmi ne kadar cok sevdigimi onceden soylemis miydim? Soylemisim iki kere daha bu blogda. Suo Gan'i duydugumda hala tuylerim urperiyor.. Nerden aklima geldi gecenin bu saatinde bilmiyorum. Cocukluk hayallerime daldigimdandir belki.

http://www.youtube.com/watch?v=Wv9rirLk2kA

Starbucks California

Hazir kahveden bahsetmisken birsey daha eklemeliyim diye dusundum buraya. Peets ve Red Rock bu bolgeye ozgu kahve dukkanlari. Baska kim var? Tabii ki dev zincir, adim basi sizi yalniz birakmayan Starbucks. Silikon Vadisi ve 'Bay Area' Starbucks'larinin tek artisi ucretsiz kablosuz internet veriyor olmasi (o da AT&T ve iPhone kullanan musterilerine). Peki yok mu baska guzellikler bu Starbucks'larda, mesela, Irish suruplu latte ve yaninda havuclu kek?

Yok! McDonald's veya Coca Cola gibi bolgesel politikalara mi gidiyorlar, yoksa gozden kacmis bir ayrinti mi bilmiyorum. Bunu da buraya not aliyorum.

Amerika'ya Giderken Yolculuk Listesi:

1) Giyecek, ic camasir, corap.
2) Bilgisayar, iPod, fotograf makinesi.
3) Sarj aletleri.
4) Irish surup
5) Havuclu kek.

Manyak miyim neyim. Aserdim resmen.

Red Rock Coffee


Evime cok yakin Mountain View isimli sehirde, Castro Street uzerinde bir kahve dukkani kesfettim. Bu kahve dukkani bildigimiz kahve dukkanlarindan cok daha degisik. "Caffeine+Culture+Community" basliklariyla sizi karsilayan bu mekanda 1 dolara film aksamlari var mesela. Her pazartesi "acik mikrofon" gecesinde 10-15 dakikada insanlar kendi bestelerini caliyor veya siir okuyup kendi kucuk capli tiyatro skeclerini sunuyor.

Boyle sicak bir mekanda yanina ozenerek yapilmis kahvenizi alip yudumlamaya basladiginizda, keyif katsayinizin hizla arttigini hissetmek icerde kalbe yakin bir yerde bir gidiklanmaya yol aciyor.

Silikon Vadisi taraflarina yolunuz dustugunde kacirilmamasi gereken bir yer. Internet sayfalari da varmis.

http://www.redrockcoffee.org/