Viral Video Film School: Indiana Jones

Fleet Foxes, Mykonos

Mykonos. Butun yazimi neredeyse bu sarkiyi dinleyerek gecirdim. Boyle uzun bir kiyi yolculugu sarkisi gibi geliyor bana. Maki bitki ortusu ve sicak beyaz kayalar. Erimis asfalt uzerinde yol almak istedim simdi. Boyle gevezelik yaparak disariya cikmami geciktiriyorum yine. Daha dus almam gerek. Bahsetmistim ya, San Francisco yakin diye, yine aksam orada konsere gidiyorum.


Bilet kendini anlatiyor sanirim. :) Diggnation'i kacirmis olabilirim, ancak bu tip konserleri asla ve asla kacirmamak gerek. Umarim Fleet Foxes'in konser performansi albumleri kadar iyi olur. Sakin bir San Francisco gecesi olacaga benziyor bugun.

Fleet Foxes dinlememis olanlar, asagida bahsettigim sarkinin canli performansini izleyebilirler. YouTube ara sira aciliyormus, kapaliysa adres de koyuyorum ki hayat kurtarici Vtunnel gibi sayfalari kullanabilelim.



http://www.youtube.com/watch?v=qhosbxpjZSw

House


Sonunda. Adam gibi dizi izlemeyi ozluyor insan. Besinci sezon, bakalim neler olacak.

San Francisco ve Ilk Gece Yasami Izlenimi

Eh, buralara kadar geldim, bir kere bile San Francisco'ya gitmedim mi? Bir gece yarisi gittigimi anlatmis olmaliyim. En azindan Tweeter'da yazdigimdan eminim. Iki kere gittim gecen cumayi da sayacak olursak. Burda olusturdugum kucuk cevredeki insanlara sordum, Omer Amca dahil, bana katilmadilar.

Ben de sikilmistim, hazir "piece of shit car"im altimdayken, atladim Santa Teresa'dan San Francisco'ya dogru yolculuga ciktim. I-85'den US-101'e baglandim ve San Francisco'nun 7. caddesine ayrilan sapaktan sehrin sokaklarina daldim. Korktum burda ceza yemekten, cunku nerdeyse her sokak tek yon. Polisin nereden cikacagiysa belli olmuyor. Neyse ki basima birsey gelmedi. Bir sekilde farkinda olmadan aksam katilacagim etkinligin binasinin tam onune parketmisim. Daha sonra arabami cekmek zorunda kaldim tabii.

Park yerimden yuruyerek ayrildim ve birkac blok otede nerede oldugumu anladim. Her sene Macworld Expo'nun yapildigi Moscone Center'in otoparkinin onunde buldum kendimi. Mission District diyorlar buraya. Bu bolge hakkinda Baris Manco gibi bilgi veremiyorum ama pek yakinda vermeye baslarim. Su an tek bildigim uzun bir Market St. oldugu ve bu cadde uzerinde pek cok iyi magazanin yer aldigi. Biraz Champs-Elysees'ye benziyor ama tabii o kadar olamaz. Etrafa bakinirken kendimi Virgin Megastore'da bulmam fazla zamanimi almadi. Buyuk, ici guzel tasarlanmis binanin icerik acisindan bu kadar bos olacagini tahmin etmem gerekirdi. Nerede Shades, nerede Suleyman Abi diye sordum kendi kendime. Plak bile yoktu. Gerci olsaydi da Eskisehir'de pikabim, nasil dinleyecegim.

Neyse. Virgin Megastore yakinlarinda Omer Amca'nin bahsettigi Peet's Coffee dukkanindan birini buldum ve vanilyali latte aldim kendime. Sonra tadiyla kendimden gectigimi soyleyebilirim. Gercekten muhtesemdi, abartmiyorum. Zannedersem bu kahve zinciri, Starbucks gibi dunyaya yayilma ihtiyaci duymamis ve bizim musterimiz bize yeter deyip California disinda fazla dukkan acmamis. Seattle'da ve Chicago'da da birkac tane vardi web sayfalarina baktigimda. (Bu arada simdi yine baktim web sayfalarina, hemen oturdugum yerin yurume mesafesiyle 20 dakika yakininda bir subeleri varmis! Yasasin!) Merak eden kahve meraklilari, asagiya baglantisini koyuyorum.

http://www.peets.com/

Peet's'den kalktiktan sonra bu inanilmaz tadin gercekten inanilmaz mi yoksa bana mi oyle geldigini test etmek icin hemen 50 metre otedeki bir Starbucks'a girdim. Ayni vanilyali latte Starbucks'ta kusma hissi verirken, "deneyimi ispatladim, yeter bu kadar kahve, alkol!" deyip hizli adimlarla konser mekanina gittim. Bu konserde kim mi vardi?

Digitalism, The Juan Maclean ve Midnight Juggernauts..! Asagida Juggernauts'un performansindan bir fotograf koydum.



Konserler ilginc bir yerdeydi. 103 Harriet diye bir mekandaydi. Disardan baktiginizda hic tabelasi bile olmayan ve hafif yeralti (underground) sayilabilecek bir mekan. Kapidan girdiginizde kucuk bir gisesi, giseden saga dogru kivrildiginizda bir bar ve lounge'la karsilastiginiz sirin bir mekan. Lounge bizim Locus Solus'un alt katina benziyor, cok az benziyor ama baska turlu tarif edemedim, asil konser kismiysa Babylon'un buyukluguyle Yeni Melek Sahnesi. Biralar ortalama ucuzluktaydi, bu yuzden ictim. Gece ilerledikce parketmis arabada yatmamak icin alkol almaya dur demek zorunda kaldim. Cok eglendigimi itiraf etmeliyim. Hele ki bazi teknik aksakliklar disinda konserlerin cok guzel gectigini soyleyebilirim.

Etraftaki insanlar da eglenince ve dans edince, atmosferden insanin etkilenmemesi neredeyse imkansiz. Genelde ogrenci oldugunu tahmin ettigim kesim, evimin yakinlarindaki Santana Row'da dans kulubune giren insanlardan tamamen farkliydi. Tipki sinemaya gitmek gibi bir deneyimdi. Kendimi evimde hissettim birkac saatligine. Gece daha bitmemisti, ancak saat 3'e gelmisti. Prensin imam bayildiya donusme vakti gelmeden ayrildim oradan. Sabaha karsi eve vardigimda yorgunluktan oluyordum ancak mutluydum.

Bu hafta da bir benzerini tekrar etmek icin ertesi gun kalktim ve cuma gunu The Independent isimli mekanda gerceklesecek Fleet Foxes konserine biletimi aldim. 103 Harriet'a ara sira geri donuyorum hayalimde, aklimda ve eve donerken arabada Shadows caliyordu. Midnight Juggernauts. Uzun zamandir caliyoruz Alt Sokak'ta. Hala dinlememis olanlar icin, buyrunuz.



http://www.youtube.com/watch?v=Mr9FcyQenqs
In the future, every URL will be popular for 1.5 seconds.

- Thomas and The Wise Butterfly

Show Me Your Genitals 2: E=MC Vagina


Diggnation podcastinde gordugum en komik videolardan biriydi sanirim. Videonun adresi asagida.

http://www.youtube.com/watch?v=jvjDr8KKtsE

Wonka Bar


Uzun zamandir cikolata yemiyordum. Ara sira gelen cikolata krizlerim sonucu gecenin 11'inde karsidaki tekel markete kostum. Tekel market. :) Herneyse. Twix'ler, Hershey's'ler ve birkac tane daha adini unuttugum cikolata. Bir baktim rafta yukardaki Wonka Bar'da duruyor, kendime hakim olamadim ve onu da aldim.

Soru: Ne zaman Willy Wonka haklarini Nestle'ye satti?

Kaiser Chiefs Ruby Live @ Rock Werchter 2008



Ben de ordaydim! :) Hala Rock Werchter ile ilgili yazmadigimi biliyorum, unutmadim ama. Gun isigina pek yakinda cikacak Werchter anilari.

http://www.youtube.com/watch?v=MfXUGZBtp60

'Big Bang cinler alemine kapı açar mı?'

Bütün dünyanın nefesini tutarak izlediği CERN deneyinin Türkiye'deki yansımaları da ilgi ile takip ediliyor. Bilim insanları kainatın sırlarını aralamayı hedefleyen Big Bang deneyiyle de dünyanın varoluş sırrını çözmeye çalışırken, muhfazakar basından ise deneye hayli ilginç yorumlar geliyor.

İşte Yeni Şafak yazarı İbrahim Karagül'ün 6 milyar avroluk CERN deneyiyle ilgili yazısının ilginç bölümü:

"Bütün bu tartışmalar, araştırmalar, çabalar, merak ve keşifler, Allah'ın yaratıcı kudretine tanıklık etme arayışından başka bir şey değil. Bu yönüşle CERN'deki çalışma, müthiş heyecan verici! Olumlu ve olumsuz sonuçları da. Belki de hiç tahmin etmediğimiz, deneyi yapanların bile öngöremediği sonuçlar çıkacak, evrenin sırlarına ulaşmada yepyeni ufuklar açılacak.

Mesela bazıları, burada ulaşılan hızın, maddi olmayan varlıklar alemine ulaşmanın kapılarını açasileceğini bile söyleyebiliyor. İnsanığlu'nun cinlerin ve başka varlıkların hızına erişebileceğini öngörebiliyor. "

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=989684

Natali iletti bu haberi bana. Yorum yapamiyorum. Kelimeler kifayetsiz kaliyor.

Serin bir San Jose gunu.

Okulumda oryantasyonum bitti, esas oryantasyon, yani cevreye alismam hala devam ediyor. Tasit sahibi olunca insanin hayati ister istemez yollarda geciyor. Cevre yollarinda cikislari kacirmanin ne anlama geldigini bir kez anladim, sansliyim ki yine boyle bir durumla tekrar karsilasmadim. iPhone bana cok yardimci oluyor gercekten, gidip de en ucuzu 250 dolara GPS alacak halim kalmadi.

Bunun disinda bugun San Jose'de hava serin serin esiyor. Gune yagmur yagacakmis gibi tamamen kapali bir havayla basladim, ancak moralimi bozmadim. Yagmur yagsa mutlu olabilirdim ancak yine tek damla dusmedi. Birkac gun oncesine kadar 35-40 derece arasi degisen sicaklik, su an 20-25 dereceye kadar inmis durumda. Kapali bir ortamda iceri giren gunes isigiyla terlemek mumkun. Ayni sekilde disari cikinca da usumek mumkun. Bu zannedersem sonbahara girdigimiz anlamina geliyor.

Odamin penceresinden gozuken agacin dallari sallandikca, cikardigi ses de sonbaharin geldigini ispatliyor. Hala burada yapraklarin sararacagina inanmiyorum. Sanirim kisi biraz da olsa yasamak icin 50 dakika uzaklikta San Francisco'ya gitmekten baska sansim yok.

Sabah disarda islerimi hallettim, eve geldim ve bugun duyurusu yapilan Apple meyvelerini incelemekle mesgulum. Arkada iTunes'un Genius sarki listesinden dinledigim tinilar caliyor. Nick Drake ile basladigim yolculuk gayet guzel gidiyor, hatta o kadar guzel ki bu yolculuk evi Starbucks'a cevirdi. Tek eksigim bir vanilyali latte. (Burada nasilsa bilemiyorum, Irish surubu yok! Duymamis kimse. Bilmiyorlar..!) Sanirim yakinlardaki bir Starbucks'a gidip oturacagim.

Aklima radyoda bize klise anonslardan kacinin dedikleri geldi, "Bu guzel sonbahar gununde disarida yagmur, elinizde sicak kahveniz ve kulaginizda istek sarkiniz olsun. Istekleriniz icin.."

Not: Su Genius, sarki listesine hangi sarkilari koymus merak edenler icin asagiya yapistiriyorum.

Sonunda..!

Cumhuriyet Portal acilmis. Okuyacak duzgun bir haber sitesi var artik. Keske RSS destegi de olsaydi demeden gecemeyecegim.

Guncelleme: RSS destegi varmis. Turkiye ve Dunya gibi basliklara tikladiktan sonra, sayfanin en altinda sol kosede.

Matruska Araba


Arabam beni sasirtmaya devam ediyor. Daha once bahsetmistim ya, el frenini indirince farlar yaniyor diye, meger bu normal bir durummus. Kapilari kitleyince de bir kere kisa korna caliyor. Bu da normalmis. Ancak bugun ilk kez bagaja baktigimda ilginc bir goruntuyle karsilastim. Matruska gibi birsey satin almisim.

Hala ne amacla kullanildigini bilmiyorum, ancak kotu parkeden birinin arabasini dagitmak icin gayet guzel kullanilabilir. Degil mi? :)

Not: Aklima Funny Games geldi. Sinir bozucu Converse'li veletler.

Mighty Mouse

Cok ozledim Andy Kaufman'in Jim Carrey tarafindan canlandirilan filmini. Keske Eskisehir'deki gibi elimin altinda olsa. Ne yapmaliyim? Elbette seytana uyup indirmeliyim.


http://www.youtube.com/watch?v=Yfsrg28jE7k

Umut

Soyle bir dusununce iki hafta sanki bir ay gibi geldi bana. Bu kadar hizli ilerleyebiliyordu madem zaman, neden gectigimiz sancili bir senede bir adim atmak icin haftalar bekledi bilmiyorum.

Bir guc beni kontrol ediyor zannedersem. Vucudumda gectigimiz sene boyunca birikmis rezerve guc. Yuruyorum, ancak yolda ben mi yuruyorum bilmiyorum. Hersey mekanik, hersey yapilmasi gereken, hersey hesapli ve hersey yolunda. Bu sefer boyle baslamamin bir anlami olmali. (Close Encounters of the Third Kind) :) Gecen gun cevre yolunda Cupertino cikisinda Steve Jobs'u gormemin de bir anlami olmali. En azindan oyle umuyorum.

Iyi bir baslangic olacak. Yaslandim sanirim.

Kolej

Gectigimiz gun oryantasyon nedeniyle ilk defa Amerika'daki ilk adimim Foothill College'a gittim. Ingilizce ve basit matematik testi yaptilar. Sanirim hayatimda bu kadar salakca testleri taa ilkokulda almistim. Herneyse, oryantasyon dedikleri seyin gostermelik oldugunu anlamam gec surmedi, ancak gonderdikleri dokumanlarda "zorunlu" kelimesi yuzunden kaldim.

Bugun yemekten zehirlendim diyerek kaytardim ve araba almaya gittik Omer Amca'yla. Is icin, yoksa yine gidecektim. Yarin ise biraz daha onemli bir gun. Pasaportlarimizi falan alip islem yapilacakmis cuma gunune kadar. Ne oldugunu bilmiyorum, yarin soracagim.

Gittim de fotograf cekmedim mi hic? Cektim. Ancak sadece bir fotografi tanimlayabiliyorum. O da benim fakultem, Guzel Sanatlar. Hemen asagidaki fotograf.



Kolej olmasina ragmen buyuk bir kampusu var buranin. Hatta Amerikan Futbolu sahasi bile mevcut. Google Maps'de rahat anlasiliyor nasil bir yerlesim oldugu.




Buradan sonrasi da kampusun belirli bolgelerinden fotograflar. Agaclik bir yer. Uzak pekcok yere, bu yuzden sessiz de.








Elbette ODTU'nun cimleri ve agaclariyla karsilastirilamaz ancak Baskent Universitesi'ni dusundugumde kendimi iyi hissediyorum dogal olarak. Ben sevdim burayi, sadece gitmek biraz problemdi, artik o da kalmadi. Guzel degil mi?

Sonunda araba..!

Bugun arabami aldim. Amerika'da herkes otomatik vites gelenegini surdururken ben bunu bozdum ve manual vites bir araba edindim. '97 model bir Volkswagen Jetta aldim cok ucuza. O kadar ucuz ki 2.0 olmasini ve az yakmasini birakin, sunroofu bile var. "Oha!" degil mi? RnB tarzi muzik acip, sunroofu kaldirip, Santana Row'da kulustur arabamla piyasa yapmaya beklerim. :)

(Elbette oyle birsey yapmayacagiz ama California'da gezmek guzel olur. :)

Hazir arabalara kavusmusken, evin yakinlarinda park yerleri aradim. Cok guzel bir yer buldum kendime, ancak yanlis park kurbani olmustu butun alan. Insanin kufredesi geliyor ama dava ederler falan, dikkatli olmak lazim.

Herneyse, soyle birsey buldum, hosuma gitti. Bunu Turkcelestirip kullanmak lazim Turkiye'de. Ben sahsen yazici alirsam basmayi planliyorum.

http://www.youparklikeanasshole.com/

PDF halinde indirmek icin baglantilar, sitede mevcut.

Not: Bu arada el frenini indirince farlar yanmaya basliyor, ben de anlamadim. Evet.

Silikon Vadisi'nde Ilk Hafta..

Adim adim basliyorum anlatmaya...

Uzun ve sikintili bir yolculuk oldu benim icin sevdiklerimi geride birakip. Geride birakilan esas can sikitisini yasar derler, yasanan yerler ve sokaklar ordadir cunku. Ancak bu durumda en az onlar kadar suratim asik binlerce kilometreyi aramiza koydugum icin. Keske bir secenek olsaydi da gelmeseydim diye cok dusundum geri donmek icin ama baska sanisim yoktu, gercekten.

Okuldan atildiktan sonra egitim seruvenim icin geldigim bu yeni dunya, San Jose isimli sirin bir sehir. Burasi neresi diyenler olabilir, buranin bir diger ismi Silikon Vadisi. Biraz disinda kucuk sirin bir eve cikmam fazla vaktimi almadi onceden ayarladigim icin. Turk bir ev arkadasi buldum ve butun zevkler ve aliskanliklar farkli. Bu kadar farkli iki kisinin bir araya gelmesi ates ve barut olarak isimlendirilir, ben simdilik barutu biraz islak tutuyorum. Iyi niyetli, duzgun bir insan cunku kendisi.

Ev arkadasim, benim asil tanidigimin okulunda hem calisiyor, hem de ortak bile olmayi basarmis. Omer Amca geldigimden beri bana yardimci olan - ev arkadasimi da atlamamali - insan. Omer Amca yan okula bir iyilik yaparak, ogretmenlik becerilerinin yaninda insaatciligini da konusturup ofisler insa etti hafta boyunca. Tabii buyuk genis kalaslar, ici alci dolu duvar yerine gecen malzemeleri tasimaya yardim etmek de benim gibi isi gucu olmayan bir insana dustu. Gelmeden once kendisini sadece yolladigi maillarla taniyordum, ancak bol bol basini agritarak - biraz da ise ara verme amacli - sorular sordum ve biraz netlestirmeye calistim babamla baslayan ve bana uzanan bulanik zaman cizgisini.

Okulda gecirdigimiz sure icinde vakit oldukca hem bana araba baktik, hem de calismaya ara verdigimizde beni guzel restoranlara goturdu Omer Amca. Falafelcilerden tutun, klasik Amerika restoranlarina kadar cevrede ne kadar yiyecek satan yer varsa gittik hep. (McDonald's ve Burger King gibi saglikli (!) yiyeceklere gitmedik nasil olduysa.) Omer Amca'nin yogun bir zamanina geldigimi soylememe gerek yok sanirim. Yine de soylemis oldum.

Ev arkadasim beni tasidi genellikle Omer Amca'nin okuluna. Erken kalkmaya usendigim zamanlardaysa California'nin bu bolgesinde isleyen ancak fazla kullanilmadigi icin seyrek olan toplu tasima sistemini kullandim. Tabii arabayla 20 dakikalik yolu toplu tasimayla bir bucuk saatte almak aci verici Silikon Vadisi'nde ancak yapacak baska birsey yok. Araba alana kadar. Not aliyorum buraya gelecekler icin: Ikinci el araba Amerika'da ucuzmus, hemen altima bir tane cekerim diyenler ruyadan uyansin. Yok oyle birsey. Amerika'da ikinci el araba piyasasi Turkiye'deki gibi degil. Biraz motordan anlamak gerek cunku burda kimse arabasina bakmiyor ve arabanin ici guzel olsa da motoru her an size binlerce dolar masraf cikaracak saatli bir bomba olarak duruyor.

Neyse. Araba su siralar buyuk bir sikinti benim icin ama bu konuyu burada kisa kesiyorum. Evim San Jose'nin merkezine (downtown, yeah!) yaklasik 15 dakika uzaklikta. Cok guzel yerde, sakin sessiz bir yasam surmekteyim diger komsular gibi. Kimse kimseyi rahatsiz etmiyor, cunku zaten kimseyi goremiyorsunuz etrafta. Kaldirimda, sokak arasinda, dairelerin ortasindaki avluda. Kimse yok. Sosyallesme alani olarak disardaki camasir ve kurutma makinesi odasini dusundum, orasi bile terkedilmis gibi duruyordu. Bir makinenin kapagi acik camasir bekliyordu, cok mahsun gozuktu gozume, uzuldum onun icin.

Burda sosyallesmek demek, Barnes and Noble'a (birinin kafasina Savas ve Baris'in bir kopyasini dusurup, "Ozur dilerim falan deyip baslayabilirsiniz konusmaya), Starbucks'a (Yine kitap bahane edip veya Mac kullanan bir insan gorup baslanabilir konusmaya) ve pub'a gitmek demek. Pub kismini daha denemis degilim (gerci tanisma sekillerini de uygulamis degilim, ise yararsa haber verin), ancak pek yakinda gitmem gerektigini biliyorum. Litrelerce alkol beni cagiriyor. Gunde bir tane kota koydum kendime, degisik biralar deniyorum burda. Yakinlarda gec saatlere kadar acik, alkol de satan bir market var, oraya yuruyerek gidip degisik biralar denemek keyfim oldu. Market sahibi Ming'i de kafaladim, ATM karti kullandigim zaman benden komisyon kesmiyor. (Bu alkolik oldugum anlamina gelmiyor bu arada, su anda Mountain Dew'imi yudumlamakla mesgulum).

Daha fazla sosyallesecegim alanis okul olarak belirledim. Artik orada birkac arkadas edinemezsem gidip World of Warcraft'a yeniden uye olacagim ve ot bir sekilde hayatima devam edecegim. On hazirlik Civilization IV'u korsanlik yaparak indirdim. Oynamaya pek vaktim olmadi ama. Gerci araba alinca pek ihtiyacim kalmayacak, haftasonlari ozellikle gezmeyi planliyorum. Yol gostericim iPhone, gezilecek ve gorulecek yerleri belirledigim Lonely Planet California kitabim hazir. Daha ne isterim ki?

Su siralar gezip gordugum yerler Santana Row, Santa Cruz ve cesitli alisveris merkezleri (Bu arada, evet, en yakin Apple Store'a da gittim) :). Yakinlardaki Westgate'e yurumek hosuma gidiyor. Orada Target ve Safeway gibi gunluk alisveris merkezlerinin yaninda bir de sinema var. Tropical Thunder'i ve Vicky Cristina Barcelona'yi gordum. Hala Wall•e'yi izlemek istiyorum ama seanslari sacma sapan vakitlerde oldugu icin zor gibi gozukuyor.

Uzatmadan daha fazla sansli sayilirim ev konumum acisindan. Biraz bunalima girmedim degil, ancak yavas yavas toparliyorum. Bu anlattigim bir hafta boyunca jetlag hakkinda bir soz bile soylemedim. Bu kadar zorlu gececegini tahmin etmiyordum. Aksamustu saat 6 gibi kafami bir corba kasesine gommemek icin de cok mucadele verdigimi de not aliyorum buraya.

Yarin benim icin yeni ve akademik yasamimda buyuk bir gun. Geldigimden beri ilk defa okulumu gorup (niye bunca zaman gitmedin demeyin, cevabim 'araba'dir.) oryantasyona katildigim gun olacak. Bakalim beni neler bekliyor? Bu kadar uzattigim yeter, artik daha sik ve resimli guncellemeler yapabilecegim.. Bittim.

Not: Santa Cruz isimli sahil kasabasinin fotograflari var. Pasifik Okyanusu'na bakan sirin bir yer. Asagida baglantisini koyuyorum.

http://gallery.me.com/muzocan#100297

The Pain In Kabir

Ozgur'e bu guzide grubu benimle tanistirdigi icin tesekkur ediyorum. Danseden Alf'i gorunce ben de kendimi kaybettim.


http://www.youtube.com/watch?v=sL2obZF8ICo