YouTube: Ne acik ne kapali

Bu kadarina da pes gercekten. Asagida Ntvmsnbc'den YouTube ile ilgili
haber.

http://www.ntvmsnbc.com/news/457493.asp

Bugun Omer Amca'yla bir isini halletmeye San Jose'nin icine iyice ilerledik. Ucretsiz yolda ilerlerken yanimizda cok katli gorkemli bir bina belirdi. Kosesindeki logo, belirgin bir sekilde alfabenin ilk harfiyle parliyordu. Kendi urunlerinin Airbrush'ini alip duvarlarini boyadim hayalimde.

"Hayatimi yediniz be!"

Pek yakinda sira malum 'elma' sirketine geliyor. Resimlemeye calisirim kendimi turistik belge amacli.

Algida Secicilik

E, yuh artik.

http://www.farketing.com/fikirler/2004/12/algda_seicilik.html

Photosynth

David Pogue sagolsun boyle bir programin varligindan haberim oldu. Microsoft'tan uzun zamandir cikan en guzel yazilim sanirim. Cok da yararli, ancak sadece XP ve Vista'da calisiyor. Windows kullanan insanlar, bir deneyin, ise yaradi mi bana da haber verin.

http://photosynth.net/Default.aspx

Yolculuk

Amerika'dayim sanirim. Oyle herhalde.

Sansure Hayir

"Sansure hayir!"

Gercekten bu kampanya guzel ve destekliyorum, ancak Pars-McCann Digital gibi is ahlakindan yoksun bir firmanin bunu ustlenmesi, ustune ustluk Twitter'da da sahte kisilikler olusturup sizi spamlemesi akil alir sey degil. Baslarim sizin viral kampanyaniza diyesi geliyor insanin.

Internette Arama

Gelecekteki tasarlanan konseptlerden biri.

http://petitinvention.wordpress.com/2008/02/10/future-of-internet-search-mobile-version/

Time Capsule

Artık Vista'nın nereden geldiğini biliyoruz. :)

Yangın

Apple kampusunda geçtiğimiz gün yangın çıkmış. Böyle bir haberden bize ne değil mi? Ancak şu yorum hoşuma gitti. Bu hikayeye 'Digg'de rastlayınca altındaki yorumlara bakmak da kaçınılmaz oluyor.

"Steve Jobs FIRES engineering team for mobileMe"

Çok güldüm. :)

Amblem Tartışması


Hala Hitit Güneşi'ni geri getirmemekte kararlı i. Melih Gökçek. Kendi getirdiği sözde 'amblem'ini (amblem demeye bin şahit ister) flamaya çevirme kararı verilirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidecekmiş. Gitsin bakalım. Sanatın içine tüküren Büyükşehir Belediye Başkanı'na mahkeme ne der acaba gerçekten merak ediyorum. Haber Radikal'de.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&Date=13.08.2008&ArticleID=893201

Bu arada şöyle bir uygulama da vardı. Artık fazla görememeye başladım Ankara'da. Güzel de uygulamaydı.

http://tinyurl.com/55jszr

iSync

Gidiş tarihim yaklaşırken bazı küçük teknolojik aleti geride bırakmamın hazırlığını yapıyorum. Babama mesela burda kullandığım iPhone'umu bırakacağım. Orada kendime anlaşmalı yeni bir tane edineceğim tabii ki. Bu süre içinde Türkiye'de kullandığım hattımı bir telefonda kullanmam gerek diye düşünürken aklıma emektar Sony Ericsson T610'um geldi.

Elbette iPhone geldiğinden beri SIM'e kimseyi kaydetmedim, sürekli Address Book'taki iletişim bilgileri kayıtlı insanları iTunes aracılığıyla senkronize ettim. Bu da sorun yaratabilirdi, taa ki aklıma Bluetooth senkronizasyonu gelene kadar. Uzun bir zamandır bilgisayarımda 'Applications' klasoru icinde yer edinmiş, ancak bir süredir kullanmadığım sevgili program iSync.



iMac'imin içinde varolan Bluetooth'u kullanarak, bilgisayarım ve telefonum arasındaki bağlantıyı kurdum ilk önce. iSync'e gidip 'Add Devices' deyip sonra 'Mobile Phone'u seçtim. Sorunsuz ve kolay bir işlem. Güvenlik için sadece telefonunuzda uzun sayılabilecek bir şifre girmeniz gerekiyor. Bundan sonra zaten iSync gerekeni yaptı. Bütün 'Address Book'taki iletişim bilgilerini ve 'iCal'deki takvimlerimi senkronize etti. Hem de Bluetooth'la kablosuz.

Bir süredir kullanmadığım bu özelliği kullanmak ve özelliğin çalışması beni gülümsetmeye yetti. Keyfime diyecek yok. Tabii bir süre iPhone arayüzünden uzak kalacağım düşüncesi içimi biraz burkuyor. Her defasında mutsuz olacak birşey buluyorum, evet.

Not: iSync üzerinde nedense telefonun simgesi kırmızı kaydedilmiş. Bu renk biraz kıro gözüküyor. Benimki gri metalik renkte, bunu belirtme ihtiyacı duydum. Kıro iSync.

MobileMe


Üzüyorsun beni.

Güncelleme: Ars Technica'da bunu yazdı biraz önce. Buyrun;
http://arstechnica.com/journals/apple.ars/2008/08/11/two-weeks-after-apple-calls-mobileme-stable-mail-goes-down

Salad Fingers

Gerçekten çok hastalıklı ve bir o kadar da komik. Hakan görse bunu "Yine haplı birşeyler bulmuşsun" derdi eminim. Bunu yapan da büyük ihtimalle biraz uçmuş biri. İzleyince hak verirsiniz mutlaka.



Bölüm bölüm YouTube'da anahtar kelime girip izleyebileceğiniz gibi, bir de Flash sitesi var. Adresi:

http://www.fat-pie.com/salad.htm

"H-hh-hello?"

Linux Sempozyumu

Bunu cfq'ya ithaf ediyorum. :)

read more | digg story

Hazır midem yeni iyileşmişken, bende bu aleti bozacak kadar içme istediği doğmasının sebebini anlayamıyorum. Alkolik değilim, ancak pek sosyal içici de sayılmam sanırım. Bu konuda ne olduğumu bilmiyorum. Gidip güzel biralar denesem desem yok, o zaman vodka portakala talim edelim.

Who ya gonna call?

Bu sonbaharı sabırsızlıkla bekliyorum. Fragmanda biraz kötü gözüküyor grafikler, ancak ComicCon röportajlarını izlediğim kadarıyla PS3'te ayrı bir güzel olacakmış diye duydum.


Radiohead ve sürprizleri

Bugün Radiohead'den mail geldi. Rock Werchter'den mail adresimi almış olacaklar sanıyorum, benden bir anket doldurmamı istediler. Aslında ankete tıkladığımda bir de baktım ki konsere nereden ve hangi araçla geldiğii merak ediyorlarmış. Bu bilgileri girdiğimde atmosfere bıraktığım karbondioksit izlerini metreküp olarak hesapladı. Bunun sonucunda bana bir adet zannedersem bu konser zincirinden canlı kayıt göndereceklermiş.

Bu nasıl bir halkla ilişkiler? Gerçekten inanılmaz. Türkiye'de Lounge.fm ve FG gibi şirketlere halkla ilişkiler deseniz kibarca ağzınıza sıçıyorlar. Hakkınızı aramayı bir yana bırakın..

Not: Kişisel düşüncelerim yüzünden çalıştığım kuruma hakaret edilmesi sebebiyle yazılan yorumları kaldırdım. Siz sansürden anlıyorsunuz tabii, bu sizin anladığınız dil.

Hayden Panettiere

Saka gibi. Heroes'da oynayan kiz degil mi bu? Paris Hilton'luga soyunmak pek yakismamis sanki. :)

http://www.youtube.com/watch?v=6owM7MJwcwQ

Last.fm ve diğer yenilikler..

Biraz önce Last.fm'de bana önerilen ücretsiz MP3'lere podcastmişcesine bağlanabileceğimi öğrendim. Böylelikle yeni bir şarkı önerildiğinde otomatik olarak iTunes'a inecek. Gerçekten başarılı bir hizmet.

http://www.last.fm/home/freemp3s

Bir diğer yenilikse, neredeyse tüm internet yaşamımı toparlayabildiğim bir adres. Biraz güncelleme süresi düşük, ancak şimdilik daha iyisini yapana kadar böyle idare edeceğim. Bir bakın..

http://www.muzocan.com

Belcika ve Werchter (1)

Uzun zamandir bekleyen bir yazi bu aslinda. Son zamanlarda uluslararasi bir kisilik ben, hayatimda bir degisiklik yapip yurtdisindaki bir festivale gitmeye karar verdim. Hersey hazir olsa da, orada bulunan belirsizlik ve tek basima gitmeme bagli yalniz yasamdan korkup az kalsin butun herseyi iptal edecektim.

Tabii bir pazartesi sabahi kalkip, ucagima yetistim. (Biletimi iptal etseydim biraz kesintiye ugrayacakti. Tabii hersey hazirken salakligima doymayayim gibi bir durum olacakti.) Festivalden 3 gun once Bruksel'e gidip gezmeyi planlamistim ve gezdim de. Ucaktan inip Schaerbeek'deki Sleephere hostelime yerlestikten sonra biraz cevreyi tanimak icin yuruyerek sehir merkezine gitmeye karar verdim. (Bu arada Schaerbeek'in buyuk bir kisminin Turk Mahallesi oldugunu daha once bizim radyoda calisan arkadasim Ege'den ogrendim.) Her yerde 'helal' kebap ve sis dukkanlari gorunce birseylerin garip oldugunu tahmin etmem gerekiyordu.

Kaybolup uzun bir sure sehir merkezine yurumekle vakit gecirdikten sonra - Arap ve Afrika'lilarin yasadigi mahallelere de girip - sonunda eski sehir merkezine vardim. En son Interrail zamani gitmistim. Dogal olarak hicbir sey degismemisti. Sadece ertesi gune yapilacak Ommegang'in dekoru disinda. Herneyse. O gun Ege sagolsun beni aldi ve beraber Belcika biralari denemeye basladik. Yorgunluktan olurken biranin da verdigi rehavetle hostele geri dondum ve 4 kisilik karisik odamda o gece tek basima kaldim.

Ertesi sabah pek cok insanla tanistim. Birden odam dolunca biri Potekizli, digeri Avustralya'li ve bir Amerika'li vardi. "Aksam ne yapiyorum?" sorusuna cevabim vardi artik. O gun onlar eski sehir merkezini gezmeye karar verdiler. Ben de daha onceden gezmedigim yerleri gormeye kararliydim ve Atomium'a gittim.



50. yilinda olan Atomium'un tupleri arasinda dolasirken tarihi hakkinda pek cok sey ogrenmis oldum. Tabii Wikipedia'dan da tamamlamis oldum bilgilerimi. Icerisi sicak olunca hersey ustume geliyormus gibi oldu, kendimi disari attim bir sureden sonra. Olan 4 euro'ya oldu. 4 euro ile bir buyuk bira icebilirdim. Daha sonra Atomium'un cevresindeki park bahcelerde gezdim, sakinlestim. Bir onceki gunden kalma ayak, bel ve bacak agrilarimdan bu sekilde kurtulmaya calistim.

Aksam yeni edindigim arkadaslarimi aradim, onlarla takilmaya basladik. Ommegang'a gittik, atli soyalyelerin ciktigi sirada herkes sikildi ve elbette icmeye gittik. Bir ara Ege'de ugradi ictigimiz yere. Ictigim biralari buraya sayiyorum.

Blanche Hoegaerden, Leffe Brune, Kriek Lindermans (bu visne birasiydi, pek cok kisi gunduz gazoz niyetine bunu iciyordu), Chimay (Geceye son noktayi koymak isteyenlere, benim favori biram), Maej, Goulden Carolus.. ve daha bir suru bira. Aslinda defterime not almisim ama gece ilerledikce giderek yazim bozulmus. :)

Ertesi gun Ege'ye rahatsiz edip kendisine konuk olmaya karar verdim. Bir sonraki gun erken kalkip Schaerbeek'den tren istasyonuna gitmek beni o agir yukle zorlayacakti. Ege'de sagolsun beni konuk etti, gece boyunca havadan sudan ve Bruksel'de basina gelen gasp olayindan bahsettik. Sunu soylemeliyim ki, Bruksel'de yapilacak bir is varsa o da cilingir ve anahtarcilikmis cidden. Ege'nin gasp sonrasi anahtarlari da gidince, gecenin bir vakti cilingirin 500 kusur Euro istemesi tuz biber olmus. Neyse ki daha kotu birsey basina gelmemis.

Ertesi sabah Ruya'nin da iki arkadasi Rock Werchter'e gidecekmis, onlarla tren garinda bulustuk. Boylece kalabalik bir Turk kafilesi olduk. Pekcok yeni insanla tanistim. Kalabalik grupla beraber Leuven'e gidecek treni yakaladik ve Rock Werchter'e dogru yol almaya basladik.

Devamini sonra yazacagim.. Simdilik fotograflar fotograf galerisinde..

http://gallery.me.com/muzocan