Gaming Response Research Foundation

Aşağıdaki yazıyı PC World dergisinin internet baskısından kopyalayıp yapıştırdım. Videonun içeriğini anlatıyor. Videoyu izlerken yerlere yattım. Hani pek benzemese de Andy Kaufman'ı hatırlattı bana.

"The Mother of All Fake Game Demos

One would think a person wouldn't need to be a hoaxster to make a video game look awful: So many commercially released games are bad enough without anyone resorting to trickery. But Tristan Newcomb created a masterful hoax by intentionally building an awful game. (Impossible to describe, it inexplicably includes Lego characters plus SpongeBob SquarePants on a Mario-like adventure, complete with 1980s-style, voice-synthesized narration.)

Demoing his game to a large audience, Newcomb pretends to struggle to keep the "players" in line (everything on screen is prerecorded) while dealing with the stress of constant bugs and game crashes. The audience is alternately annoyed and amused, much as you'll be if you watch the whole affair, which is essentially a postmodern performance art piece.

This is a long video, so skip around--you'll see some truly funny moments along the way."



http://www.flickr.com/photos/16201371@N00/2375571206/

You're never out of the loop when using Twitter

Twitter is preferred over Facebook by some users. Quick, timely updates about... anything. Here are some examples. (Boşuna dilimde tüy biterek Twitter demiyorum. Güle güle Facebook, hoşgeldin Twitter..!)

read more | digg story
Tekno muzik geliyorum demez.

Photoshop Express

Basit fotoğraf manipülasyonları için artık Mac'de 'Preview' dışında online alternatif var. O da Adobe babadan 'Photoshop Express'. Picasa albümlerle de birlikte çalışıyor izin alıp. Üye olunup denenmesi gereken bir hizmet diye düşünüyorum.

https://www.photoshop.com/express/

Paro Ekranlarının Sırrı



Geçenlerde Migros alışverişimi tamamladığım sırada 'fırsatlar ekranı' (çok Melih Gökçek oldu, biliyorum) Paro'da bu arayüz beni karşıladı. Ufak Linux meğer Paro'nun sırrıymış. Şaşırtıcı. Çok hoşuma gitti.

Arka Bahce

Bisikletin genel bakimini yaptirmayip ve tekerini sisirmeyince yuruyusten baska sans kalmiyor. Canim yuruyus yapmak istemiyor nedense.

Odama tikilip kaldim bu guzel gunde. Arka bahcemizi on taraftan daha cok sevdigim icin yapilacak tek sey biraz serivermek sanirim sert kis sonrasi sararmis cimlere.

LEGO Futurama Seti

Tek kelimeyle harika..! Lego ve Futurama hayranlarının kaçırmaması gereken bir set. Bakalım Türkiye'ye gelecek mi?

read more | digg story
YouTube yasağının da boku çıktı artık. (Gerçi her nasıl oluyorsa Apple TV, iPhone ve iPod Touch'a bu yasak işlememiş.)

Gece Sıkıntısı

Bu satırları neden buraya yazdığımı bilmiyorum. Ama elbette biri çıkıp, "içindeki sıkkınlığı bir şekilde dışarı çıkarıyorsun" gibi bir çözümleme getirebilir. Ben yine de neden yazdığımı bilmiyorum. Sıradan geçen Eskişehir günlerimde tüm gün boyunca sadece birkaç şey yapıyorum. Sabah kalkıp babamla kahvaltı yapıyorum ve bunun ardından ya TV başına geçiyorum (TV derken, podcast dünyası, film veya YouTube), ya da bilgisayar başına geçip çeşitli kaynaklardan günün haberlerini takip ediyorum.

Bu konuda Digg, içinden çıkamadığım bir bilgi kaynağı. Bilgi paylaşmak bu kadar eğlenceli hale getirilebilirdi. O makale, şu makaleye ulaşmamı sağlıyor, şu makale bu makaleye ulaşmamı sağlıyor. Gerçekten internetin gerçek kavramını hissediyor insan bu sitede. Artı yalnız da hissetmiyor insan burada dolaşırken. Sürekli yenilik halinde. Bir saniye sonra sizin en son aklınıza kazıdığınız ana sayfa tamamen değişebiliyor. Ayrıca bu 'insan ve yalnızlık' kelimelerini aynı cümlede kullandığımı unutun. 3-2-1. Devam edelim.

Aklıma geldikçe - ki bu günde birkaç kere olabiliyor - Twitter'ı güncelliyorum. Sıkıcı yaşamımın bir uzantısı olan Twitter, blogumda da yer alıyor ama Twitter sayfamdaki bulutlu arka planıyla 'sade' hali daha çok hoşuma gidiyor. Denemekte yarar var hala denemediyseniz. Adresini tahmin etmek zor değil, ancak o kadar tembellik yapacaksanız sağ kolonda bir 'tık'la ulaşılabilir. Ben de bu kadar uzun cümleler kurmama rağmen adresi yazmama tembelliği yapıyorum. Bu gereksiz yazıyı okuyan sevgili dostlar, hani bloglarınıza uğramadığımdan değil ama bu yolla daha da eğleneceğimizi tahmin ediyorum. Bir deneyelim hadi, beni de takip edin ki haberim olsun kim eklediyse. Günüme farklılık getirirsiniz yaptığınız güncellemelerle.

Bunlara üye olunca, yeni test aşamasındaki Socialthing.com'a uğramamak olmaz elbette. Şöyle bir düşününce, bunların hepsi zaten Facebook'ta var denebilir. Ancak bu yazıdaki amaç 'geleceği şimdiden yakalamak'. Ayrıca tasarımı ve her gün gelen e-postaların üzerine firmanın bir kısmını Microsoft'un satın alması, Facebook'tan ayrılma motivasyonumu arttırdı. Eminim açıldığı zaman Socialthing, Facebook'tan bir sürü kullanıcı çalacaktır. Tabii şu an özel davet gerektiren Socialthing'i "bekleyemem!" denirse yerine biraz değişik bir alternatif Pownce tavsiye edilir.

Bunun dışında gün boyunca yaptığım şeylerden biri atıştırmak. Bu tehlikeli hobiyi benim de alışkanlık haline getirmeme az kaldı. Karnım acıktığı zaman birşeyler yememek için, iki kadeh şarap içip uykuya dalmak şu sıralar iyi bir fikir gibi geliyor. Daha yürürlüğe sokmadım bunu ama böyle giderse, günün ortasında MSN'de "seni çok seviyorum be! ne iyi kadınsın/adamsın!" gibi bir mesaj alırsanız şaşırmayın. O anda bana "akşam o zaman meyhane yapalım." derseniz içimi hoş tutarsınız.

Okul başvurularımı tamamladım. Sonunda. Kadrolaşmış Milli Eğitim'deki düşük zekalı memurla uğraşılar, noter belgeleri ve pasaport uzatımı derken birkaç ay çabucak geçiverdi. Günümün tamamını kapsayan bu koşuşturma gidince, durumumu öğrenmek için bana Amerika'daki okulların sitelerini her gün ziyaret etmek kaldı. Babam ÖSS'ye tekrar girmemi istiyor, ancak ona da 'başvurmak' gerekiyor. Başvuruyu yarın-öbür güne atarak zannedersem son başvuru tarihinde yazılmış olacağım bu aptal sınava. Aptal sınav diyorum ama Amerika yatarsa kurtarıcım olacak. Bunun farkına ne zaman varırım bilmiyorum.

Bilmiyorum diye başladım, sıkıntımı döktüm ve sonra yazmaktan sıkıldım. Günün sonundaysa malum. Çok çabuk uyku fazına geçemiyorum ama bir şekilde 'sızıyorum' diyelim. Haftada 3-4 kez dışarı çıkınca alkole bağlı sızma, diğerine oranla daha fazla.

Yatıyorum artık.

FAIL



http://faildogs.com/

Prostitution: A User's Manual

The HuffPost Living editors have put together this handy-dandy list of everything you need to know about the world's oldest profession.

read more | digg story

The True iPhone Anti-Christ Is Here! Repent!

And I heard, as it were, the noise of thunder: One of the four beasts saying: "Come and see." And I saw. And behold, the definitive iPhone knock-off! 99%-exactly like the real thing except for the front and back cameras, and the sign of the Anti-Christ: the inverted Apple!

read more | digg story

Xserve ve bir 'çocuk'

Bugün üniversiteye gittim ve bilgi işlemdeki dostlarımı gördüm. İlk önce Kadir Abi'ye uğradım, sonra Erhan Abi'yle sohbet ettik. Kadir Abi beni küçüklüğümden beri tanır ve kendisi de Mac kullanıcısıdır. Ortak noktamız Mac olunca, anahtarını kaptığı gibi beni yeni sunucuların alındığı bir odaya götürdü. Ne göreyim? Bizim üniversite biraz yatırım yapmış ve karşımda Xserve'ler! Apple tarzı, kurulumu kolay sunucular. Pek fazla canlısını görme şansım olmamıştı. O gün, bugünmüş meğer. Hemen elbette Kadir Abi'den rica ettim ve böyle nördik bir fotoğraf karesi çıktı karşımıza.



Nasıl ama? Kadir Abi, "önüyle yetinme, arkasına da bir göz at." dedi ve arkaya geçmemle gözlerim kamaştı. "Önden güzel gözükür, arkası güzel sunucunun." demişler. Bu bayağı espriden sonra nasıl gözüktüğünü aşağıda görmek mümkün.



Xserve'ün ardından Erhan Abi'ye de uğradım. Uzun uzun Mac sohbetlerinden sonra söz döndü dolaştı ve benim akademik yaşamıma geldi. Durumu anlatınca beni destekledi ve bu durum açıkcası çok hoşuma gitti. Kuru sıcakta kuruyan boğaz sanki toprak yutmuş hissi verir ya, ben de ıslatmak için bir bardak su içmiş gibi oldum. Akademik geleceğime daha parlak bakmaya başladım. Vedalaşıp oradan çıktım ve günün geri kalanında saçma sapan konular hakkında düşündüm, düşündüm ve düşündüm.

Akşam Can'la içmeye çıksam iyi olacak gibi. Ayrıca şerefe Skörcüm!

Powerthirst

Geçenlerde Diggnation podcastini izlerken şöyle bir reklama rastladım. Elbette gerçek değil ama güzel kurgulanmış. Gülmekten yerlere yattım.. :)



Bu reklamın birkaç gün sonrasında, bir Starbucks'ta şu kareyi yakaladım.



Bağlantılar dünyası.

Newton Virus



http://www.troika.uk.com/virus.htm
Uykulu bir biçimde kalktım ve Alo Garanti'yi aradım adres bilgilerimdeki bir hata için. Alo Garanti'yi tuşladım.

- 444 0 333
- "Alo Garanti'yi aradığınız için teşekkür ederiz. (Dııp dııp dııp dıııııp, dııp dııp dııp dıııııp.)"
- ?!

Sabah sabah Seda Sayan!
Yağmurlu bir Eskişehir pazarında, kapalı ve karanlık bir hava. Nedense bu nemli havada kurumayacağını bilsem de çamaşır yıkamak ve asmak bile zevkli. Sisli ormanda belki harcamak istediğim botlarımla gezintiye çıkarım. Temiz hava ve güzel müzik.

I Can Believable! Little Girl..