Radiation



Çok özlemişim Marillion'ın bu albümünü. Belirli bir benzerlik olmasa da, bir şekilde bana nedense Radiohead'in yeni albümündeki şarkıları çağrıştırdı. Bu albümü en sık dinlediğim zamanlar daha yeni terkedilmiştim. Ankara'daki ilk günlerimdi. Armada daha beton bloktu. Turuncu - pembe sokak ışıkları, gri Ankara, yalnızlık ve akşam saat 10'da eski otobüslerde okulun hala alışamadığım kokulu yurtlarına geri dönme zorunluluğu. Pide, yeni halıfleks ve oda arkadaşımın petibör bisküvileri kokusu karışımı birşeyler.

O zamanar daha kendine sosyal çevre kuramamış olan ben, Discman'ine sarılmıştı doğal olarak. Müzikten başka iyi arkadaş nereden bulunabilirdi ki? Çünkü bazen müzik de arkadaş bulmanızı sağlayabilir. Hala hatırlarım Serhat'la (Yurtta tanışıp, beraber eve çıktığım arkadaşım) MTV'de Radiohead Top Ten yakaladığımızda bir koşu bira almaya gittiğimizi..

Bazen bu sakin tavırlarımın arkasında "Cathedral Wall"daki gibi bir çığlığın beni izlediğini düşünüyorum..

1 comments:

2:24 AM Mehmet said...

We roll in the radiation
and we make love
under the sun!

Yillar olmus gercekten...