Vertigo

Son günlerde sıcaktan iyice beynim sulanmaya başlamıştı. Ancak erkenden yaza girdiğimiz şu günlerde gelen sağnak yağışlar beni biraz rahatlattı. Ankara'nın kuru havasını biraz yumuşatıp, boğaz kuruluğumu hafif nemlendirmeyi başardı. Elimi kolumu oynatamadığım zaman geceleri ara sıra terasa çıkıp, gece gözüyle Ankara'ya bakmak en büyük zevkim oldu. Ayrıca gökyüzü bulutlu değilse eğer, ara sıra Vega'ya ve Sirius'a selam etmeyi unutmuyorum.

Araba kullanmayı pek sevmiyorum. Türkiye'de pek çok ehliyet sakız kağıtlarından ibaret olduğu için, yapılan hatalarda Bugs Bunny'nin dalga geçtiği kızgın boğaya dönüşüveriyorum. Trafik olmadığı zaman herşey daha rahat gerçekten. Yani geceleri. O zaman araba kullanmaktan zevk aldığımı söyleyebilirim.

Bütün bunları toparladığım zaman aklımda, annemin deyişiyle "limonata gibi" bu havada, turuncu-pembe ışıkların yansıdığı ıslak asfaltta yol alırken görüyorum kendimi. Bu tabloda eksik iki şey var. Biri sevdicek, diğeriyse müzik elbette. Sanırım kafamdaki atmosfere en uygun şarkılardan biri Vertigo. Elbette tahmin ettiğiniz ilk seçenek, U2'nun Vertigo'su değil.

The Guggenheim Grotto bayaa uzun zamandır dikkatimi çeken gruplardan biri. Geçen seneden beri albümlerini ara ara dinleyip kendimi ayrı bir huzur içinde buluyorum. Bir süredir dinlediğim ve Alt Sokak'ta 'A Life In Heat' dışında çalmak istediğim bir şarkıları var. 'Vertigo'. Elbette bir Muzaffer klasiği, unutuyorum hep. Ancak unutkanlık bugüne kadarmış. Bu hafta radyo dalgalarıyla insanların müzik setlerine yollanacak şarkılardan biri olacak mutlaka..

It’s not that I fear the fall or crushing my bones
I fear the desire to heed the call of that unknown
You see the higher I climb the more I present myself
To the possibility of falling down

One more drink barman, one more round
Let us fill our heads brimful of philosophical sound
Did you know I seek awareness and a Christ like mind?
I seek to covet nothing, no, not even time
But the higher I climb, the more I present myself
To the possibility of falling down

1 comments:

11:14 PM vefizoo said...

Al bee al :)

Sıcak sıcak sıcak, yağdırdın yağmurları, iptal ettirdin Tony Martin konserini pis Muzo!

:D