Sonbahar ve ayrılık..

Sanırım artık her sonbahar ben bu şarkıyı ve bu albümü dinlemek zorundayım. Şarkı Frou Frou'nun. Grubu bu albüm çıkmadan da severek dinliyordum ama güzide şarkıları, diğer arkadaş şarkılarla bir toplama albüme girince daha da güzelleşti, daha da anlam kazandı. Filmde bu şarkı çaldıktan sonra, asıl oğlan bir masal gibi uçaktan inip sevdiği insanın yanına dönse de, ben teknik imkansızlıklar nedeniyle bunu yapamıyorum.

Belki de midemdeki bu yanma hissi, elimin kolumun bağlı olması. Belki de üzerimdeki bu yükün kalkması. Bilmiyorum...

Ev can sıkıcı ve kendimi salmak istiyorum açıkcası.. Bir neden buldum ya, keşke okuldan izin alma gibi bir şansım olsaydı ve koşturarak babamın yanına gidebilseydim diyorum şu an. Ancak bu sene sıkı tutmam gereken bir dönem ve kaçırmamalıyım derslerimi. Bu sefer ayaklarımın üzerinde durmayı başarmalıyım ve hatta başaracağım.

Haziran ayından bu yana ne kadar da çabuk değişti hayat.. Şimdi ekim geldi ve durduğum noktaya bakıyorum. Bazen ben bile şaşırıyorum kendime. Zaman akıp gidiyor. En son İstanbul'dan uçakla kalktığımda aklımda hep Chantal Kreviazuk'un Leaving On a Jet Plane şarkısı dönüp duruyordu. Şimdiyse Frou Frou - Let Go.. Let go.. Let go, let go, let go, let go, let go...

0 comments: