Açık Mektup..

Hem bu kadar etkileyici, hem de bu kadar can sıkıcı nasıl olabilir bir şehir?

Yaklaşık bir buçuk hafta boyunca orada yaşadım. Oranın yemeklerini yedim ve suyunu içtim. Arkadaşlarımla gezdim ve değişik mekanlara gidip keşfettim. Gökyüzü aynıydı, su aynıydı, yemekler aynıydı ancak havası nemliydi biraz. Lisenin son yıllarında aşık olduğum insan için kaçıyordum oraya, oradan nefret ettiğim halde. Tren yolculukları ve alınan kilometrelerin meğer esas aşkım için olduğunu görmek biraz geç oldu ve güç de oldu.

Artık senden nefret edemeyecek kadar yorgunum.. Beni bir şekilde yine yanına çağırıyorsun ve bu sefer senden uzaklaşıp yormayacağım kendimi. Pes! Beni istedin, bende okulu bitirir bitirmez senin sokaklarında gezip, senin konser salonlarında sevdiğim grupları dinleyip, senin müzik marketlerinden CD'lerimi alıp, senin restoranlarında yemek yiyip, senin evlerinden birinde oturacağım.

Belki bunları tek başıma yaparım, belki de beni yanına çağırmak için başvurduğun yöntemlerden biriyle. Hep beni kendi kızlarından birine aşık edip ayağına getirmeyi başarıyorsun.. Bu sefer gerçekten dersini iyi çalışmışsın..

Bekle beni İstanbul, geliyorum..

2 comments:

9:51 PM vefizoo said...

Muzo bunu sen mi yazdın, yoksa Kinyas'a mı yazdırdın? :p

7:44 PM K.N.Y.S. said...

muzoo beni de götür!!! lüften!! :)