Gunler

Eskişehir'den geleli birkaç gün oldu ancak özledim yine. Babam ve arkadaşlarım orada. Gece çıkmak, çıktıktan sonra eve dönmek kolay. Ucuz ve bir süreden sonra yolda geçen simalar daha tanıdık gelmeye başlıyor. Biraz daha küçük bir Ankara. Ancak Porsuk Çayı, Eskişehir'in artısı. Ankara'da Kuğulu Park'tan başka seçeneğim yok gibi.

Bugün İtalyan Kültür'den yorgun argın dönerken sadece Kuğulu Park'tan geçerken mutluydum. Kulağımda E.S.T.'in "Tide Of Trepidation"ı vardı. Yürürken ağzımdan nem yüzünden buhar çıkmaya başladı ve rahat nefes aldığımı hissettim. Adımlarımı yavaşlattım. Çok güzel bir duygu. Akşam saatleri siz de deneyin.

Herneyse. Son günlerde evde gerçekten sıkılıyorum. Okul iyi gidiyor, hatta migren yüzünden çalışamadığım sınavdan iyi bir sonuç bekliyorum. Yavaştan ders çalışmaya başladım. Öyle ya da böyle bir düzene girmem gerekirdi. Hala aşk acı çekiyor muyum? Evet çekiyorum, ama daha çabuk toparlanmak için bazı yollara başvurmuyorum değil. Bir sürü yeni insanla tanışmak gibi. Böyle hissedince şu sıralar, daha caz ve yaramaz şarkılar dinlemek güzel. Yeni yetme, Jamie Cullum'ın "Get Your Way" şarkısı şu sıralar favorim.

Eve döndüm, yarın okul var ve bir sürü notu tamamlamak için o insan, bu insan koşturmalıyım. Bitmeli bu okul artık. Çalışmalıyım, çalışmalıyım ve çalışmalıyım...

0 comments: