Eskisehir


Can sıkıntısı + evde yalnız başıma kalmanın getirdiği sıkıntı + ders çalışmak + ders çalışmanın getirdiği sıkıntı = Depresyon

Bunun ilacı = Yolculuk



Yolculuk her türlü sıkıntıyı geçiyor gerçekten. Hatta Bodrum otogarda 'Katil Koç' bürosunun kapısının üstünde 'Bir yolculuk bin gam götürür.' gibi bir yazı yazıyordu yanlış hatırlamıyorsam. Arabaya atladım, biraz radyoda vakit geçirdim ve oradan Tuçe'yi de kapıp Eskişehir yoluna koyulduk. iPod'da zaten yumuşak müziklere ayarlıydı. Josh Rouse ve Jeff Buckley genelde bize eşlik etti. Eskişehir'e yaklaşırken Nine Inch Nails ile coştuk o ayrı.

Gelir gelmez Tuçe'yle yemek yedik sonra onu evine bıraktım. Hemen evime geldim ve babama sürpriz yaptım. Şaşırdı biraz, salı günü bekliyordu tabi. Fazla kalmadım evde ama. İlkokul arkadaşım Can'la dışarı çıktık ve 'über' içtik. Bir kızla tanışma çabam kızın iletişime kapalı olması sebebiyle hatların meşgul çalmasına sebep oldu. Ne gerek vardı Muzaffer diye kendime sormadım değil. Zaman tanımalıyım kendime ama son hız bir yerlere ulaşmaya çalışıyorum her alanda. Anlamıyorum.

Bugün birkaç işimi hallettim ve boşum şu an. İnternet'te aylak aylak dolaşmaktan başka bişey yapmıyorum. Haftasonu yine buradayım. Annemin ölüm yıl dönümü ve doğum günüm. Trajikomik bir olay tabi. İnsanın başına gelmesin. Yarin aksam Ankara ve hatta belki konser! Pek hazetmem Burhan Öçal ama diğer grubu merak ediyorum. Sanırım şimdilik bu kadar.. :)

0 comments: