Eskisehir ve Donus

Dün gecede Eskişehr'de kalınca, Ankara'daki konser planım yattı tabii. Olsun, bende güzide şehirdeki bir etkinliğe gittim. 6:45 diye kafe-bar açılmış. Hani şu yayınevi olan 6:45. Açık kahverengi uzun parkeler ve turkuvaz-yeşil arası duvarlar. Duvarlarda plaklar. 2001 Space Odyssey, Bauhaus'un Mask albümü ve Aphex Twin'in Richard D. James Album'ü ilk göze çarpanlardan. Aromalı kahvesi ve sıcak çikolatası hiç fena değil. Çok ucuz, ama fazlasını alıyorsunuz. Herneyse.

Eskişehir'de Elliott Smith gecesi. 2. ölüm yıldönümü ancak gel gör ki adamcağız 6:45'in içkisiz, Türk halkının ramazan dönemine rastgelmiş. Hal böyle olunca in cin top oynuyordu mekanda. Bir buçuk saat takılınca ve DJ'de ben CD koyup bırakıyorum biraz maça bakıp gelicem deyince bütün konsantrasyonum dağıldı tabii. Ben de mekandan kaçtım hemen. Cumartesi günü 'Şapka' partisi varmış. Punch olacakmış. Giderim belki?

Bu sabah biraz geç kalktım, ancak Ankara yollarına düşmem pek uzun sürmedi. Aceleyle hazırlandım ancak yavaş bir şekilde Ankara'ya sağ salim geldim. Radyoda bir süre geçti, sonra eve geldim. İlginç park yeri buldum kendime. Hemen Süleyman Abi'yi koştum. Keyfi yerindeydi, birkaç tane plak aldım. Biraz müzik dinledim, biraz sohbet ettim ve yavaş adımlarla evime geldim. Chet Baker - These Foolish Things çalıyor şimdi. Bende bugünü kapatıyorum.

0 comments: